Başkan Vergili BRTV Ekranlarında Açıklamalarda Bulundu
Eklenme Tarihi: 30.04.2019 293 Görüntülenme

Başkan Vergili BRTV Ekranlarında Açıklamalarda Bulundu

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, BRTV ekranlarında Zafer Acar ile Gündem programının canlı yayın konuğu oldu. Vergili, Zafer Acar´ın sorularını yanıtlayarak Belediye çalışmalarına yönelik bilgiler verdi.

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili yaptığı açıklamalarında; "Ben genel merkez ile adaylığım hakkında hiç bir şey konuşmamıştım. Tabi genel merkezin açıkladığı 10 Belediye Başkan Adayı arasında bizim de adımız olunca bizim varız veya yokuz deme hakkına sahip olamadık. Bu süre içerisinde bizde adaylığımızı devam ettirdik. Biz genel merkeze tabiyiz. Siyasetimizin çizgisi yıllardan bu tarafa hiç bir taviz vermeden genel merkezle uyum içerisinde devam etti. Ben MHP'li Belediye Başkanları içerisinde bizim kadar rahat olan Belediye Başkanları olacağını sanmıyorum. 10 yıl boyunca genel merkezden bizlere bir tane talep gelmemiştir. Ayrıca yine il ve ilçe teşkilatlarımızdan bu güne kadar Belediye ile ilgili bir talep ile gelinmemiştir. Bu MHP'nin çalışma rahatlığıdır diyebilirim. Biz diğer partili Belediyeleri de görüyoruz ki, üst yönetimlerin çok fazla idarenin içerisine girmeye çalışıyorlar. Bunların hepsine şahit oluyoruz. Geçtiğimiz hafta Belediye Başkanları ve İl Başkanları toplantısı yapıldı. Burada vatandaşa verilen sözlerin yerine getirilmesi ile ilgili çaba ve gayretlerimizin olmasını, bu doğrultuda çalışmalar yapmamızı bize orada telkin ettiler.

Olmaması gereken şeyler, siyasete yakışmayan konuşmalar var. Bunlar unutulmaz. 2014 senesinde ki seçimlerde Mehmet Ceylan bey karşımda adayken benim ona söylediklerim vardı, onun bana söyledikleri vardı. Ağır bile olsa bir üslup çerçevesinde söyleniyordu. Şimdi bir iki tanesinin dışında hiç bir şey hatırlamıyorum. Seçim bittikten sonraki hafta bizim aynı şekilde dostluğumuz, muhabbetimiz devam etti. Yine biz Mehmet Ali Şahin bey'e büyük olarak söylememiz gerekeni söyledik. O da "Evet bunlar siyaset üzerine söylenen sözlerdir, ben böyle kabul ediyorum. Bunları konuşmaya gerek yok" dedi. Geçmiş dönemdeki ilişkimiz nasılsa, aynı şekilde devam etti. Hiç kimse birbirinin söylemiş olduğu sözlerden alınganlık göstermedi veya ona bir kin bağlamadı veya ona en ufak bir yaptırım uygulayacağım diye bir çaba sarf etmedi ki her ortak meselede Mehmet Ali Şahin bey, Mehmet Ceylan bey beraber çözüm bulmaya çalıştık. Ama bu seçim çok hoş bir seçim olmadı. Dursun bey söylemiş olabilir. Tabi bir şeyler söyleyecek. Tabi eleştirecek. Saadet Partisi'nin adayı da söyleyecek. Bunlardan daha normal bir şey yok. İnsanları ikna etmek için sahada mutlaka bir şeyler söylenecek. Bu siyasette bir metottur. Ama bizim çok daha vasıflı görmüş olduğumuz iktidar partisinin adayı, akademik kariyeri olan bir kişinin söylemiş olduğu sözler öyle kabul edilebilir sözler değil, benim iş hayatımla ilgili söylemiş olduğu sözler kabul edilebilir sözler değil. Öyle bir şey yok. Ben Organize Sanayiden yerler almışım vs. Ben o yerlerin hiç birini Belediye Başkanı olduktan sonra almadım. Örnek olarak söylüyorum bir daha Belediye Başkanı olamazsam nasıl iş yapacakmışım. Sonra Şehitler, Gaziler, Engelliler Derneğine gidiyorsun ve 10 yıldan bu tarafa onları kovmuşum, kapıdan içeriye almamışım diye yalanlar söylüyorsun. Arkasından pardon deyip kaldırıyorsun. Bizim tek muzdarip olduğumuz nokta iktidar partisinin adayı. Ben partisinin de o konuşmalardan rahatsız olduğunu düşünüyorum. Her söze cevap vereceğim diye yetişmeye çalışması tabi hoş bir şey değil. O konuşmaların nerelerden geldiğini sonradan öğrendim. Onun kendine göre adamları var. Yalan yanlış raporlar üstüne, hiç bir bilgileri olmadan hatta o raporları hazırlayanlarında kişisel olarak kendi düşünceleri doğrultusunda hazırladıkları raporlar çerçevesindeydi. Bunların hiç biri doğru değildi, kabul edilemezdi. İkinci kabul edilemeyecek nokta ise bu kadar gergin bir siyaset ortamı geçirdikten sonra Karabük Üniversitesi'ne tekrardan rektör olmaya çalışması. Bu ilkesi olacak, ahlak götüren bir iş değil. Sen bundan sonra siyasisin. Senin akademisyenliğin bitmiş. Sen bu toplumda barış denilen bir şey bırakmadın ki. Yapılan işleri ortak yapacağız. Üniversite ile ortak çalışacağız, Valilik ile ortak çalışacağız, Bakanlıklar ile ortak çalışacağız. Sen böyle bir barış ortamı bırakmadın. Sen tekrardan nasıl rektörlük için çaba sarf edersin? Bu nasıl ahlaktır ben çözemedim. Son 4-5 aydan bu tarafa Karabük'te anlamadığım birçok nokta var. Kendisinin bunları çok iyi değerlendirmesi gerekir. Yükselmek için, daha üst seviyelere çıkmak için insanların talepleri olabilir ama bu taşları hep yerinde kullanman gerekir. Sen bu taşı çok güzel kullandın. Başarılı bir rektörlük yaptın. Son 2 yıl çok güzel bir pr yaptın. Kendini siyasete taşıdın. Milletvekili oldun. Sonra bir daha milletvekili adayı oldun seçilemedin. Sonra Belediye Başkanı adayı oldun. O da olmadı, sonra "Ben tekrar rektör olayım" dedin. Bunlar doğru şeyler değil. Sen Karabük'te barış diye bir şey bırakmadın. Bugüne kadar ki tüm olguları yıktın.

Biz Hüseyin Erer bey ile bir seçim yaptık, çok seviyeli bir seçim yaptık. Ben kendisini eleştirdim. Biz caddede, sokakta nerede birbirimizi görürsek mutlaka tokalaşırdık. Ayak üstü olsa da mutlaka 3-5 kelam ederiz. Yine aynı şekilde 2014 senesinde Mehmet Ceylan bey ile seçim yaparken, nerede karşılaşırsak mutlak suretle tokalaşırdık, kucaklaşırdık. Sen böyle kucaklaşacak, tokalaşacak ortamların tamamını yıkmışsın. Düşünebiliyor musunuz? 200 Evler'de park yerine araba koymuyorsun diye vatandaşa teşekkür ediyor. Allah'ınızı severseniz nasıl bir mantıktır bu? Hani pazar yeri olmayacaktı. Nasıl oldu Şirinevler pazar yeri? Biz bunların hepsini siyasette kullanmak için yapmadık ki. Her şey zamanı geldiği zaman en düzgün bir şekilde ne zaman devreye girebilecekse o zaman devreye aldık. Bu pazar yerinin açılmaması ile ilgili dahi siyaset yaptı. Şimdi baksınlar. Hani böyle bir pazar olmazdı burada? Benim işimle ilgili konuşması "Belediye Başkanı seçilemeyecek , iş yapamayacak" demesi bunlar tabi biraz üzücüydü.

Şimdi aldığım duyumlara göre konuşuyorum. Şimdi tekrardan rektör olması ile ilgili muazzam bir çalışma yürütmeye çalışıyor ama bunu devlet daha iyi düşünecektir. Bu iş Karabük'te nasıl yürür? Ben Ak Parti'nin kesinlikle Burhanettin bey'in izlemiş olduğu politikadan rahatsız olduğunu düşünüyorum. Tamamen olayı kişiselleştirdi. Kişisel olarak olayı anormalleştirdi. Bizim yapmış olduğumuz her şeyi hiç saydı. "Rafet Vergili Karabük'e ne yapmış?" diyebiliyordu. Görmüyorsan ben ne yapayım kardeşim? Eğer benim kapatmış olduğum caddede sen konuşma yapıyorsan, o caddeyi görmüyorsan veya meydana Bakan ile beraber gidiyorsan ve o meydanı görmüyorsan ben ne yapayım? Yürüyen merdivenleri, parkları, Sosyal Yaşam Merkezlerini görmüyorsan ben ne yapayım? Ben yine söylüyorum. Bizim 10 yılda yapmış olduğumuz hizmet, hemen hemen Karabük'ün 70 yılına eş değerde bir hizmettir. Ama biz bir tek algı politikası yürütmedik. Algı yönetimi ile ilgili ben her yapmış olduğum işe her hafta bir caddeyi komple Karabük'ü afişler ile donatmam lazımdı. Biz yapmadık bunu. Benim fotoğrafımı hiç kimse bir sokakta, bir yerde veya bir direkte görmedi. Demek ki burada da bir metot hatası var. Demek ki vatandaş ta sürekli olarak hatırlatılmasını istiyor. Gerçekten söylüyorum. Şu yapmış olduğumuz işleri bugün Türkiye'de bizim ölçekli bir Belediyeyi bırakın, bir milyon nüfuslu bir ölçekli bir Belediyenin üretmesi mümkün değil. Baksınlar etraflarına. Zonguldak'ı gidip bir görsünler. Şu anda Zonguldak ile aynı dönemde başladığımız doğalgaz dağıtımı orada yüzde 51'de. Gitsinler hangi yolda asfaltları var, hangi kaldırımları var. Gitsinler Ereğli'ye. Bugün vilayet olmasa da aynı bütçeye sahibiz. Onların da demir çeliği var. Hatta onların demir çeliğinin gelirleri bizden çok çok daha iyi. Gitsinler mukayese etsinler. Biz Karabük'te 10 yılda meydan yaptık, bulvarlar yaptık yeni yollar açtık. Bunlar o kadar kolay bir iş değil. Su tesisatlarını değiştirdik. Gaz tesisatlarını döşedik. Bunların hepsi 2 kere masraf. Biz Karabük'te bir algı yönetimi yapmadık. Karşındaki aday yapılanları eğer hepsini yok sayarsa sonrada vatandaş tercihini bu şekilde kullanır.

Ben 2009 senesinden başlayayım. 2009 senesinde ben Belediye Başkanı adayı olmaya karar verdiğim zaman dedim ki "Ben bir anket yaptıracağım". Ben Karabük'te Ticaret Sanayi Odası Başkanlığını 1990 senesinde yapmışım. Aradan 20 sene geçmiş. Artık bizi kimse hatırlamaz, gayet normal. Çokta başarılı bir Ticaret Sanayi Odası Başkanlığı yaptık. O dönem partimiz ile ilgili bir anket çalışması yaptırdık. Yüzde 5 çıktı ve ben aday olacağımı söyledim. Ben hiç kimseden aday olmak için izin almadım. Bir anket yaptırdım. Benim tanınmışlık oranım yüzde 5, yerel yönetimlerde partinin alacağı oy yüzde 5. İkisini birleştirsen zaten yüzde 5. Biz bu yüzde 5 ile yola çıktık. Biz Karabük'te herkesin oyunu aldık. Bir kere Karabük'te o günkü Ak Partili oyunu aldık, eski demokratların oyunu aldık, Anavatan Partililerin, Büyük Birlik Partinin oyunu aldık. Ben 2 seçim Sosyal Demokratların, Ak Partililerin, eski Demokrat Partililerin, Anavatan Partililerin oyunu almış bir kişi olarak Belediye Başkanı seçiliyorsam ben Karabük ittifakı değil miyim? Biz Karabük ittifakı derken bunun için söyledik. Herkesin oyunu alarak seçilmişiz ve bende seçildiğim günden itibaren 10 yıl boyunca da hiç bir zaman partizanlık yapmamışım. Belki o da bir hata. Onu da bilemiyorum. Hiç bir zaman bir partizanlık yapmadım. Kim hangi görevinde ise o görevinde devam etti. Yalnız çalışma şartlarımızı bildirdik ve söylemiş olduğumuz şartların içerisinde herkesten iş istedik. Ama bazı şeylerde arkadaşlarımız yanılıyor.

Bakın Belediyede çok büyük değişikler yapabilirim. Çünkü bizim vermiş olduğumuz bu hakkı, bu imtiyazları, bu çalışma arkadaşların çoğu o kadar iyi niyetli kullanmadı. Biz kendilerine dedik ki "Siz istediğiniz yere oy vermekte serbestsiniz ama bizi incitmeyin". Şu anda önümüzdeki günlerde Belediyede çok büyük değişiklikler olacak ve buna herkes şahit olacak. Bunu partizanlık olarak yapmayacağım. Herkes yerini bilecek. Karabük'te kaç tane seçim yaptık? Aşağı yukarı 7-8 tane seçim yaptık. Bir tane Belediye işçisine falan yere toplantıya geleceksiniz diye mesaj atmış mıyım? Bir tane memura mesaj atmış mıyım? Türkiye'de hangi Belediye bu mesajı atmadı? CHP'li olup ta, Ak Partili olup ta hangi parti bu mesajı atmadı. Biz sizi bırakıyorsak bizi de incitmeyeceksiniz. Ben size bu ikazı da yaptım. Bizim kadrolaşmamızın da bazı zararları oluyor. Ben çok katı siyasetçi birisi değilim. Ben Karabük'ün hizmetinde olan birisiyim. Ben Karabük'ün öneli sorunlarını çözebilmek için bu göreve talip oldum. Şükürler olsun ki şu ana kadar biz Karabük'ün çok önemli problemlerini çözdük. Ne çözdünüz derseniz. Yüzde 98 gaz dağıtıldı. Bugün Zonguldak yüzde 51'de. Bizden önce hafta sonları Karabük'te hiç kimse su kullanamazdı. Göreve geldiğim günden itibaren bir daha Karabük'te hafta sonları su kesilmedi. Demek ki biz Karabük'ün çok önemli problemlerini çömüşüz. Karabük'ün hiç bir yolu asfaltlı değildi. Karabük'ün en önemli caddesi olan okullar caddesinde bile bir baştan sonuna kadar en azından 50 tane çukur vardı. Hiç bir mahallenin doğru dürüst parkı yoktu. Şimdi diyorlar ki "Bu mahalleye ne yaptı?". O mahalleye yapılabilecek her şeyi yaptım. Örnek olarak Öğlebeli Mahallesini söyleyeyim. Bir park yeri yok, yol yok, su yok. Her taraf problem. Ben oradan yer satın aldım parkı öyle yaptım. Sosyal Yaşam Merkezi'ni öyle yaptım. Ne demek bu mahalleye bir şey yapmadı? Her mahallede aynısı. Ne yapılması gerekiyorsa bir mahalle ile ilgili o problemi nasıl çözmemiz gerekiyorsa çözdük. Yerler satın aldık. Her mahalleye Sosyal Yaşam Merkezleri yaptık. Karabük'ün çok önemli problemlerinin çoğunu çözdük. Mahallelerimizin çoğu problemini çözdük. Biz her gün reklam yapmadık. Tek eksiğimiz bu. Biz yalnız Karabük'ün hizmetinde varız. Dediğim gibi ben katı bir siyasetçi değilim ama bazı arkadaşlarda kendilerine çok iyi dikkat edecek. İçeride de olur, dışarıda da olur. Dışarıdakilerde de var. Çünkü niye? Belediyeden nemalanamamış. Ben onu o şekilde imar hakkı vermem. Sen gidip de Milli Emlak'tan ihalenin hangi şartlarını aldıysan o şartlarda o işi yaparsın. Sonradan gelip Belediye sana özel istek üzerine o hakları vermez. Gidip de bir sürü müteahhit yarışmış ihaleyi almışsınız. Ben o hakkı vermedim diyerekten sen katı bir Ak Parti siyaseti yürümezsin. Her yapılan işin altından da benim hakkımda yorum yazamazsın. Onlar ile de görüşürüz. Seviyeli yorum yazsın. Benim yapmadığım bir şey varsa. Herkes beni eleştirsin. Ben buna açığım. Ben düzeltebilmek için ne gerekirse yapmaya çalışırım ama ne olmuş birilerin menfaatine Rafet Vergili oyuncak olmamış. Onun menfaati üzerine iş yapmamış. Ondan sonra sen gidiyorsun, başlıyorsun yorumlar yazmaya. Bırakacaklar o işi. Karabük'teki müteahhitlerin rahat çalışabildiği kadar hiç kimse çalışamaz. Gitsinler bakalım İstanbul'da, Ankara'da bizim 15 günde veya bir ayda çıkan dosyamızı 6 ayda, 8 ayda bir yılda çıkartabiliyorlar mı? Avanta ile bu işi bitirebiliyorlar mı? Şimdi "Senin imarın rüşvetsiz iş yapmıyor" diyeceklerse gelip bana söyleyecekler. Ama "Bana artı şunu vermedi" onları geçecekler. Herkes aynı orada. Benim partilim de olmaz, benim dostum da olmaz. Benim bu hususta hiç bir şeyim olmaz. Herkes aynı düzeyde, aynı ölçüde. "Birileri benim menfaatime uygun hareket etmedi" diye yazanlara da bakarız. Kesinlikle özel bir şey yapmam ama eskisi gibi bir muhabbetim olmaz. Her gördüğüm yerde de selam vermem. Herkes ölçüsünü bilecek. İnsanları incitmeden hareket etmek farklı, birde insanları incitmek farklı. Ben kendi personelim içinde aynı şeyleri söyledim. İsteyen istediği partiye oy verir. Ama sen çalışan bir personelsen beni incitmeyeceksin dedim. Rafet Vergili kimseden çekinmez, kimseden korkmaz. Yapacağımı da yaparım. Kimsenin ekmeği ile de oynamam. Kendisi çeker gider. Biz bir sürü şeylere şahidiz. İleride anılarımız yazdığımız zaman. Biz Belediyede rüşveti, torpili nasıl kestik? Bunları ileride anılarımda yazarım. Vatandaşın lehine her türlü rantı sağlarım ama şahısların lehine hiç bir rant sağlamam olay bu kadar basit. Biz halkın menfaatleri için varız. Bugüne kadar yapmış olduğumuz hadise Karabüklülere menfaat sağlamaktı. Kim ne derse desin Karabük Belediyesinin yapmış olduğu çalışmalar Türkiye'de hiç bir Belediye ile mukayesesi yapılmaz. Bu arkadaşlar eleştirecek bir şey bulamıyorlar bu sefer şahsıma geliyorlar. Benim şahsıma girdiğin zaman boğulursun. Ben yine söylüyorum. Ben bilerek hiç kimsenin hakkını yemiş bir insan değilim. Bilerek helalleşeceğim hiç kimse yok. Ben kendime böyle bir yaşam tarzı kurmuşum. Benim geçmişimde belli. Şöyle söyleyeyim 2009 senesinde ben aday olduğum zaman herkesin bilmediği bir şey vardı. Mehmet Vergili'nin mahalle aralarında bana oy verecek 5 bin arkadaşı vardı. Babam yapmış olduğu yardımı ne konuşurdu ne söylerdi. Ben mahallelere gittiğimde kime rastlasam "Baban evimin demirini vermişti" diyor, Öbürü başka bir şey diyor. Babam bize böyle bir miras bıraktı. Şimdi sen kalkıyorsun Karabük'te eleştirecek bir şey bulamıyorsun şahsımıza giriyorsun "Rafet Vergili ne yapmış?" diyorsun bizim yapmış olduğumuz meydandan yayın yapıyorsun.

Bir hizmet gelecekse iktidar partisi ile mutlak suretle iyi çalışmaların olması lazım. İktidar partisi Karabük'e hizmet yaptım diyebiliyorsa mutlaka Belediyenin katkısı vardır. Bizimde yapacağımız işlere iktidar partisinin katkısı olması lazım. O yüzden ne kadar iyi diyalog içerisinde çalışırsak şehre katkımız o kadar fazla olur. Bunun için bu müşterek çalışmaları kesinlikle koparmamak lazım. Onlardan gelen talepleri biz hızlı bir şekilde çözeriz. Bizim taleplerimiz de olursa ki bizim taleplerimiz uzun vadeli talepler olabilir. Örnek olarak Sporcu Fabrikası ile ilgili Bakan bey "Biz böyle bir yer yapabiliriz" dedi. Spor İl Müdürümüz "Bizim böyle bir yerimiz yok" dedi. Ben "Yer tedarik edersek yapabilir miyiz?" dediğimde olumlu cevap almamla birlikte gerekli çalışmaları yaptım. 2-3 gün içerisinde Mehmet Ali beye gerekli paftaları verdim, araziyi il müdürlüğüne verdik ve Sporcu Fabrikası yapıldı. Eğer böyle bir diyalog olmamış olsaydı bu Sporcu Fabrikası buraya yapılmayacaktı. Biz hükümetin istediklerine hızlı bir şekilde cevap verirsek, onlarda bizim taleplerimizi iyi takip ederlerse burada kazanacak olan şehirdir. Burada Karabük Belediyesi, milletvekilleri, Ak Parti il teşkilatı, demir çelik ve üniversite çok iyi bir iş birliği ile çalışması lazım. Herkes kendi üstüne düşen görevi yapacak. Demir Çelik ile çok yakında özel görüşmelerim olacak. Demir Çelik şehre katkı sağlıyor ama ben başka taleplerde de bulunacağım. Ben 10 yıldan bu tarafa Demir Çelik'ten şehir ile ilgili çok fazla talepte bulunmuş biri değilim. Şimdi zamanı geldi. Onları sarsmayacak şekilde ben taleplerimizi yerine getireceklerini tahmin ediyorum. Olmayacak, afaki hiç bir şey ile gitmem. Neticede bizde Karabük'te yaşıyoruz. Onları zora sokacak hiç bir şey ile gitmem. Aynı şekilde üniversite ile diyaloglarımızın çok iyi olması lazım, oraya iyi bir destek vermemiz, orayı canlandırmamız lazım. Ayrıca biz üniversitenin manevi olarak yanında olmamız lazım. İmar ile ilgili, yol ile ilgili başka bir talepleri de varsa zaten bu eksikleri bırakmayız. Ama milletvekilleri üstüne düşen görevleri yapacak. Bir kere öncelikle Kara Yollarının Demir Çelik kavşağındaki kesintisiz ulaşımla ilgili projesini yaptıracaklar. Seçim süresince burayı yaptırmak ile ilgili söz verdiler mi? Burayı yaptıracaklar. Aynı şekilde üniversite kavşağını da yaptıracaklar. Geri kalanı ben yaptıracağım. Bunlar ile ilgili gerekli çalışmaları yapacaklarına dair vatandaşa söz verdiler. Sonrasında daha hala dere ıslahlarımız bitmedi. Ak Köse 1, Ak Köse 2, Ak Köse 3 ve Dökecek Deresinin ıslahlarını hızlı bir şekilde bitirecekler. Yine Araç Çayı'nın ıslahı bitmedi. Burayı taptıracaklar. Benim işim değil bunlar. Sonra arıtmaya yeni bir rov ihalesi var. O tarihte yanlış hesaplanmış. Biz bunu defalarca söyledik. Sağ olsun Mehmet Ali Şahin bey ilgilendi. Arıtmanın rov ihalesini yaptıracaklar. Herkes dersine iyi çalışsın. Kendileri ile de konuşurum. Bir dost olarak ta bunları sunarım. Seçimlerde her sözü veriyorlardı. Madem bizimde ittifakımız var. İttifak içerisinde çalışacağız. Onların ne problemleri varsa gelsinler ben çözeceğim. Söz veriyorum. Bizim kentsel dönüşümler ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Problemin çözülemediği yerlerde kendilerine yine söylerim. Onların şuanda üstlerinde çok ağır 4-5 tane yapım işi var. En önemli hadiselerden bir tanesini söylüyorum. Şuanda en son Coşkun bey ile konuştuğumda Karabük'te ki işsizlik oranı yüzde 14.8'di. Ben 14.8 değil en az yüzde 20 diyorum. Ben Belediye Başkanı olduğum günden bu güne kadar bana iş için gelen arkadaşların sayısı 600'den fazla. Çaresiz, o arkadaşlara benim bir şey yapma şansım yok. Ama ben 10 yıldan bu tarafa şunu söylüyordum. Karabük'e artık bir Organize Sanayi kuralım. 10 yıldan bu tarafa muazzam bir gecikmemiz oldu ki ilk 5 yılda bu yapılsaydı sonraki 5 yılda en az orada 2 bin kişinin çalışacağı iş yerlerinin açılacağına inanıyordum. Yine açılabilir. Şu anda Eskipazar Organize Sanayi'nin problemlerinin çok hızlı bir şekilde çözülüp, buralara bizim yatırımcıları taşıyıp Eskipazar Organize Sanayi'yi canlandırmamız gerekir. Yine o tarihte bunları arkadaşlara söylediğim halde o tarihte bir tane gazeteci arkadaşımız bunları yazıyor ve Karabük'teki arkadaşlarımız onu takip ediyordu. TSO Başkanı ve Ak Parti il teşkilatı dahi onu takip ediyordu. Kardeşim Metal İşleri İhtisas Organize Sanayi dediğimiz zaman sen buraya her türlü yatırımcıyı taşıyamazsın. Buraya Organize Sanayi deseydiniz ne olurdu? Ağaç işleri de gelsin, çimento da gelsin, sunta da gelsin. Karma bir organize sanayi olsun. Ne demekmiş Metal İşleri İhtisas Organize Sanayi. Kendilerini uyardığım halde bu şekilde başvuru yaptılar. Neden? İsmi hoş geliyor diye. Mevzuat dahilinde Karabük Belediyesi bu işe giremez dediler bizi de devre dışı bıraktılar. Özellikle bize müteşebbis heyete giremez dediler. Biz o tarihte müteşebbis heyette olsaydık belki farklı yönlendirirdik. Hatta o dönemin Bakanı Faruk Özlü bey "15 bin dönüm alanı hemen çıkartın" dediği halde onu bile yapmadılar. "Ben parasını vereceğim" dediği halde işi de takip etmediler ve kısır bir döngü içerisine girdik. Eğer Eskipazar Organize Sanayi'yi çok kısa bir süre içerisinde geliştirip yatırımcı sağlayamazsak Karabük'teki işsizlik problemini hiç bir zaman çözemeyiz. Özel sektör şuanda çok büyük sıkıntı içerisinde. Demir Çelik şu anda kapasitesinin üstünde adam almış durumda. Bize yeni yatırımlar, yeni iş sahaları lazım ki bizim tek kurtuluşumuz Eskipazar Organize Sanayi idi. Milletvekillerinin bu dediğim 4-5 tane konuyu çok hızlı bir şekilde çözmeleri gerekir.

Benim bildiğim kadarı ile Filyos'ta kullanılabilir arazi 3 bin dönüm. Bugünkü çağda buraya bir iki tane büyük yatırım yapılabilir. Limanda Demir Çelik'e belirli bir ortaklık verilip, o limanda mutlaka kullanım hakkı olmalı. Burada limanı destekleyecek yer bizim düşünmüş olduğumuz Eskipazar Organize Sanayi'dir. Tren yolu ile çok ucuza nakliyesini yapabileceği, hemen hemen nakliye masrafı yok denecek kadar az olan bir yere biz sanayi kurmak istiyoruz. Bu çok büyük bir avantaj. Bu avantajın ikisi birden kullanılması lazım. Birincisi Demir Çelik'in mutlak suretle Filyos Limanında bir payı olması lazım. Orayı kullanması lazım ki ekonomisini sürdürebilsin. Bunu devlete çok iyi anlatmak lazım. 1990 öncesinde Demir Çelik'in krize girme sebeplerinden birisi şuydu. O tarihte Demir Çelik sektörü özelleşmemişti. Cevherden çalıştığı halde hurdadan çalışan izabelere çok daha büyük avantajlar, elektrik indirimleri verildi. Burada cevherden çalıştığı halde Demir Çelik rekabet edilecek duruma sokuldu ve krize girmeye başladı. Ne zaman şartlar aynı duruma geldiğinde Demir Çelik'te rekabetçi duruma geldi. Bugün nasıl Demir Çelik cevherden çalışan bir sektör ise ileride her yerde kullanacağın bir demir çelik sektörünü mutlaka desteklemen gerekir. Bununda hükümete çok iyi anlatılması gerekiyor ki bu liman desteğinin bir şekilde alınması lazım. Buda tabi siyasilere düşer. Şöyle yapılabilir. Orada herhangi bir iskele, her hangi bir yanaşma alanı gemilerine oraya kiraya verilebilir. Bunun çok örnekleri var. Örnek olarak Romanya'daki limanı vereyim. Oradaki liman burada düşünülen Filyos Limanının on misli büyüklüğündedir. Ne yaptılar Komünizm bittikten sonra o iskeleleri şirketlere bölge gölge kiraya verdiler. Demir Çelik'e böyle bir alternatif ile Demir Çelik'in olayı çözülebilir. Demir Çelik'in ve milletvekillerinin bunu iyi takip etmesi gerekir. Bu Demir Çelik'in ve Eskipazar Organize Sanayi'nin geleceği ile ilgili çok önemli bir olay.

Marzinc ile ilgili komisyon yenilendi, Ramazan öncesi kontrollerine devam edecek. Benim bildiğim kadarıyla Marzinc'in çevre ile ilgili bir işlemi kalmadı. Demir Çelik'in yüzde yüze yakın bir iyileştirmesi artık göz ile bile hissediliyor. Ben her sabah tabur alanına gidiyorum biliyorsunuz. Eski toz duman ortadan kalktı. Filtrelerin bir kısmı devreye girdi. Bir kısmı ise devreye girmeye devam ediyor. Karabük Köyü ile ilgili tesisin biraz daha rehabilite edilmesi gerekiyor. Ayrıca belediyenin bu hususta Demir Çelik'ten talepleri olacak. Ben bu yılın sonunda da önce bacalar ile ilgili problemlerin çoğunu ortadan kaldıracağına inanıyorum. Burada biraz daha rehabilite edilmesi gereken yerler var. Ben tahmin ediyorum ki bu hafta veya önümüzdeki hafta kendileri ile bir görüşmem olur. Demir Çelik artık çevreci bir fabrika olarak çalışmalarına devam etmesi gerekiyor. Artık bu ekonomik güçlerine ulaştı. Bu ekonomik güce ulaşmadan önce bizim çocukluğumuzda bunun sıkıntılarını biz fazlasıyla çektik. Dünyada teknoloji değişti, her şey değişti. Bunlara uyum sağlamak ta Demir Çelik'in görevleri içerisinde.

Karçev ile ilgili bir toplantımız oldu. Bununla ilgili çet raporunu beklemedeyiz. Aslında tam çet raporumuz onaylanırken 0.80 kg'dan 1.2 kg'a çıkarttılar. Çöp miktarı arttı diyerek bizi birinci sınıf çöpe tabi tuttular. Çet raporunu alır almaz Katı Atık Bertaraf Tesisini de biz hızlı bir şekilde tamamlayacağız.

Uygulamalarda yanlışlık var. Avrupa'da herkes 2-3 tane çöp poşeti çıkartmak mecburiyetinde. Bu 3 çöp poşetinde evsel atık ile herhangi bir karışım olduğu zaman bildiğim kadarı ile Almanya'da bunun 300 euro cezası var. Ne kadar medeni ülke olursan ol biz cezai şart olmadıktan sonra uygulamalarda mutlaka bir eksiklik oluyor demektir. Adamlar bu cezayı keserse mutlaka tahsil ediyor. Bizim Türkiye'de 0 atık projesi diye bir proje başlattılar. Türkiye'de bununla ilgili hiç bir yerde başarılı hiç bir vilayet yok. Mesela şu anda Tunceli Belediye Başkanı var, onu alalım ele. Ovacık'ta bu işi çok rahat başarabilirdi, ben başardığını sanmıyorum. Ben programlarını seyrettim 0 atık ile ilgili hiç bir program yapmadı. Nohut dikti, fasulye dikti güzel reklamını yaptı ve Tunceli Belediye başkanı oldu. 2009 senesinde ben bunu araştırdığım zaman Türkiye'de bu işte en başarılı yer Alanya idi. Oranın oranı ise yüzde 75'di. Oda şu sebepten. Alanya'da yerleşik Alman nüfusu bir hayli fazla. Bir alışkanlık var orada. Almanlarda bizim Türkleri de etkilediğinden oranı yüzde 75'e kadar çıkartmışlar. Bizim bu işi başarmamıza imkan yok. Ne yaparsanız yapın, ne kadar poşet dağıtırsanız dağıtın esnaf arkadaşların dükkanlarından çıkartmış oldukları kağıt ambalajları bir torbaya koydurma alışkanlığını biz ortaya çıkartamadık.

Gelelim sokak hayvanlarına. Sokak hayvanları her gün çoğalıyorlar. Karabük'e bir kamyon bırakıyorlar sürekli olarak çoğalıyor. Hayvan severlerimiz var, onların karşıtları var ki onların çekişmesi bizi mahvediyor. Devlet "Her aldığınız hayvanı kısırlaştıracaksınız ve kulaklarına çip takacaksınız." demiş. Ankara'dan bu hayvanlar takip edilecekmiş. Milyonlarca hayvanı hangi ekrandan takip edeceksiniz? Problem şuradan kaynaklanıyor; Adamın çocuğu köpek istiyor. Yavru iken alıyorlar. Büyüyünce artık hoşlarına gitmiyor. O yavruyu bırakıyorlar sokağa. O çiftleştiği zaman 9-10 tane yavrusu olmuş oluyor. Bir köpek oluyor 11 tane. Sen bunların yarısını yakalıyorsun, yarısını yakalayamıyorsun ve çoğalma böyle devam ediyor. Demiyor ki sahiplenilen köpeğe çip takalım kim bırakırsa suçlu olsun diye. Almanya'da sahiplenilmiş bir köpeği bırakmanın cezası 30 bin euro. Sen bu cezai şartları uygulamadığın müddetçe başarılı olamazsın. Şimdi biz tam tersini yapıyoruz. Şimdi birde sokak hayvanları sevdalıları var. Onları koruyanlar var. Siz madem bu hayvanları bu kadar düşünüyorsanız sizin bir kere bu hayvanları sokağa bırakanlara tepkiniz olması lazım. Asıl suçlu bu hayvanları bırakanlar.

Bu geri dönüşüm olayını 1990'lı yıllarda Paris Belediyesi başlattı. Ben yıllardan bu tarafa Belediye işlerini takip ediyorum. Bir gün aday olacaktım. Bu olay ilk defa cam atığı ile başladı. Belediye Başkanının parolası da "Bir ton cam, bir ton petrol" idi. Sonra kağıdın ve plastiğinde değeri anlaşıldı ve dünyada bu bir sistem haline gelmeye başladı. Amerika'da günde insan başına çıkan çöp miktarı 14 kiloları buluyor. Dediğim gibi biz bunların hepsini yaygınlaştıracağız ama ben başarılı olacağımızı sanmıyorum. Siz eğer 0 atık projesini ortaya koyuyorsanız bunun cezai bileşenlerini de ortaya koymalısınız. Hatta yeni yapılan binalara mikser koyduracaksınız. Evsel atığı çöpe hiç karıştırmayacaksınız.

Meydanın önünde Kares'e kadar olan o görüntü kirliliğinin bugüne kadar yapılamamasının bir sebebi var. Orada en aşağıda ki uçtan Kares'e kadar bir mülkiyet problemi vardı. Belediye o arkadaşlara oraları satış vaadi sözleşmesi ile satmış ama mülkleri onların değil hazinenindi. Hazineye diyoruz ki bu arkadaşların satışlarını tekrardan yap vatandaşı bu işten kurtar. Bu vatandaşlar binasını yenileyemiyor. Bana gelse benimde izin verecek durumum yok çünkü zaten zamanında satış vaadi sözleşmesi üzerine yapılmış bina bunlar. Sonra maliye "ben bunu yapmam sen yaparsan yap" dedi. Tamam sen yapmıyorsan biz yapalım dedik 1,5 yıl çalıştık. Buraların tapu problemi bundan 6 ay önce bitti. Orada tapuyu alır almaz bir tane bina yapıldı. Şimdi diğerleri de yapabilir.

Şehir Parkı çok önemli. Burası için çok çalıştık. Öncelikle mülkiyet olayını çözdük. Sonrasında bunu programa aldık. O tarihte bunun için seçim yatırımı deseler de çok fazla umursamadık. Şehir Parkı seçim yatırımı değildi. Orada bitkiler daha da çoğalacak ve çok farklı bir bahçe haline gelecek. İnşallah Şehir Parkı Ramazan Ayının ortalarında tam kullanıma geçecektir. Açılışını da inşallah Ramazan Ayından sonra yaparız.

Anıta valilik binası yapılması ile ilgili bize bir talep geldi. "Biz buraya valilik binasını yapacağız ama bir tek ağacı dahi kesmeyeceğiz" denildi, verilen söz buydu. Biz imardan o tarihte MHP'li ve Ak Partili arkadaşlarımız ile oy birliği ile geçirdik o kararı. Şimdi burada "Atatürk anıtı kalkacak, ağaç kesilecek" gibi tepkiler var. Ben size şöyle söyleyeyim hemen Evkur'un arkasında 3 tane ağaç var. O ağaçları kesmemek için ben oradan yol açmadım. İmarı yol olarak görünüyor ama o ağaçları bugün yetiştirmek isteseniz yetiştiremezsiniz. Aynı şekilde anıtta da böyle ağaç var. Şimdi böyle bir ağacın kesilmesine kimse izin vermez. Biz oraya yapılmak istenen projeyi görmemiştik. Mimarisi cam binalar değil de çok özellikli, anıtsal bir bina yapılacaksa biz buna evet demiştik. Şu andaki valilik binası yeterli. Oraya o kadar masraf ettik. Ama tabi hala sıkıntılar var. Camı yok, penceresi yok gibi. Orası Belediye binası yapılırken hiç camı penceresi yoktu. Tabi arkadaşlar konuşuyorlar "Rafet Vergili bu binaya taşınmadı, Valiliğe verdi" diyorlar. Tamam Valiliğe verdik ama Valilikte neticede Karabük'ün. Oranın içerisine masraf edildi. Orası Belediye binasıyken içerisi 3'üncü sınıf bir binaydı. Şu andaki binanın içerisinde yapılan tadilatlar ile mukayese bile edilmez. Karabük şimdi güzel bir Valilik binasına kavuştu. İçerisinde bir kaç tane kurumda kendi binasını yapıp çıktıktan sonra ben Valiliğin çok daha boş alanları olacağına inanıyorum. Ben Valiliğin ikinci bir binayı yapacağını sanmıyorum.

Biz şu ana kadar 200 bin adet ağaç diktik. Ama ne oluyor postanenin orada kesilen ağaçlar konuşuluyor. Eğer o ağaçlar kesilmeseydi o yol 4 şeride nasıl çıkacaktı? Bugün trafik probleminin en fazla olduğu nokta orasıydı. Oranın 4 şerit olmadan önceki haliydi. Oradaki ağaçları hatırlayın gelişmemiş ağaçlardı. Oradaki ağaçlar çok özellikli ağaçlar olsaydı onların kesilmesine hiç kimse müsaade etmezdi. Aradan 10 sene geçmiş onu konuşuyorlar ama "Rafet Vergili bir akşamda 130 tane binayı yıktı, meydan yaptı" diye konuşmuyorlar. Biz orayı bir gecede yıkmasak Karabük'ün bir daha da meydanı olmazdı. Yine meydanın çevresindeki ağaçlar düzgün, özellikli ağaçlar. Biz mirasları 50 - 100 sene sonrasın bırakacağız. Onların hepsi manolya ağacı diyoruz. "Ben gölgesi olan ağaç istiyorum" diyor. Ben kalkıp ta bir metre çapında ağacı getiremem, öyle bir teknoloji yok ki. Ömrü olan görecek, ömrü olmayana da ben ne yapayım yani? Bende isterim öyle ağaçlar olsun. Avrupa bu programları 50 -100 sene önce ele almış biz yeni alıyoruz.

Çelik Cami işini Ramazan Ayından sonra hızlandıracağız. Yine bizim meslektaşlarımızdan Nazım bey zaten dernek başkanıydı Allah rahmet eylesin şimdi yine bayrağı taşıyacak, yüklenecek Pehlivan Baylan beyi inşallah dernek başkanı yapacağız. Kendisinin önerisi oldu. "İyi bir proje çalışması yaptıralım sonra caminin yapımına hep beraber başlarız" dedi. Düşüncemiz ortada. O camimizi de inşallah dernek olarak yapacağız.

Bu sene proje hazırlıkları ile geçer. Bunların hemen hepsinin biranda olması mümkün değil. Bilim ve Teknoloji Merkezi, Belediye ve Sağlık Tarama Merkezi ve alt geçitler, üst geçitler ile ilgili çalışmalarımız, hükümetin yapacaklarının dışındaki çalışmalarımız hızlı bir şekilde başlayacak. Ramazan ayından sonra bunların bütün detayları hazırlanıp proje ihalesi yapılacak. Bir kere Bilim ve Teknoloji Merkezi ile ilgili üniversite ile çok iyi bir iş birliğimiz olacak. Yalnız projeyi ihale edipte ona bırakacak değiliz. O projeyi takip edecek bir komisyon kuracağım. Biz bu hataları yaptık. Diyelim ki bu tarz bir komisyon kurmadan proje ihalesi yaptık ve içindeki tadilatları biz yaptık ama yeterli olduk ama yetersiz olduk oranın işlevi iyi oldu veya kötü oldu tartışmalara yol açtı. Bana göre şuandaki gibi düşünemedik o tarihte. Bununla ilgili mutlak suretle bir komisyon kurulacak. O komisyonun denetimi altında bu ihaleyi yapan kişi projeyi öyle yapacak. Aynı şekilde belediyenin Sağlık Tarama Merkezi ile ilgilide yine proje ihalesini yaptığımız zaman kuracağımız komisyon da bu projenin detay çalışması yapılacak.

Kentsel dönüşümler ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Kentsel dönüşümle ilgili projeleri genellikle TOKİ ile birlikte yürütmeye çalışıyoruz. Onların finansmanı ne olur bilemiyorum. Şuanda ülkede büyük bir ekonomik kriz devam ediyor ama öncelikle Soğuksu'daki 3'üncü etabın tamamlanması, hemen Kemikli Dere'deki kentsel dönüşüm ve Kartaltepe zaten bir problem yok. Orası hızlı bir şekilde başlanabilir. Bunla ilgilide zaten Demir Çelik'teki arkadaşlarımız var. Onların konut edinmeleri ile ilgili Demir Çelik ile de konuşup bir kaynak bulup daha hızlı bir şekilde gerçekleştirebiliriz. Çok daha modern bir mahalle ortaya çıkartabiliriz. Kemikli Dere gerçekten içler acısı bir durumda. Bayır Mahalledeki kentsel dönüşüm sanayi ile alakalı. Ben bu dönem oradaki fabrikaların hepsinin artık söküleceğine inanıyorum. Bir iki tane fabrikanın dışında şuanda hepsi söküme hazır.
Yağmur Suyu Drenaj projemiz ile ilgili bugün talimatı verdim. Ne zaman başlayacağız, ne yapacağız buna ciddi bir karar vermemiz lazım. Maliyeti iyi hesap etmemiz lazım.

Kanyon Parkı inşallah 2019'da bitirmeyi düşünüyorum. Orada tek sıkıntımız mevcut müteahhit bakanlığa müracaat etti. Bakanlıktan ihale iptali çıkar çıkmaz biz yeni bir yapım ihalesi yapıp şuanda başlamış olduğumuz Spor Vadisi'ni bitirtmiş olacağız.

Sosyal Yaşam Merkezlerine devam edeceğiz. Kayabaşındaki Sosyal Yaşam Merkezi ile ilgili dernek ile bir anlaşma yaptık. Oraya da çok özel bir proje yaptıracağız. Artık estetik komisyonları ile çalışacağız. Bundan sonra yapacağımız hatta Karabük'te yapılacak tüm yapılaşmaları bile estetik komisyonuna taşıyıp oradan onay aldıktan sonra imar ruhsatına bağlamayı düşünüyorum. Estetik komisyonu ile çalışıp kent kimliğini düzeltmemiz gerekiyor.

Asansör projelerimiz var. Onlar ile ilgili bir iki tane kamulaştırmalarımız var. Projeleri, her şeyi hazır. 2-3 tane daha asansörü bu 5 yıl içerisinde yaptığımız zaman artık Karabük bir daha asansörler şehri olmuş olacak. Projelerimiz ile ilgili o kadar sıkıntılı bir şey gözükmüyor ama dediğim gibi bu sene proje çalışması ile geçer.

Biz bugünkü ekonomik duruma göre o kadar yüksek kiralar istemiyoruz. Ama biz bir yıllık, iki yıllık peşin para istiyoruz. Ben bir yıllık peşin para almadan bunu yayınlamak istemiyorum. Gelecek adam buraya tutacak bana bir yıl kira vermeyecek sonra çekip gidecek. Aslında kira getirici her yer belediyelere yük, bize de yük.

200 Evler o kadar dar bir alan ki herkes birbirini her gün görüyor. Bu komisyonu Yeşil Mahallede nasıl oluşturacağız. Biz her yerde komisyon kuralım problem değil. Bizim mahallelere gitmemizdeki sebep bunların bize söylenmesi için. 200 Evler'de kurduğumuz bu komisyon başarılı oldu. 6 ay sonra yeniden komisyonu toplayıp çözülmesi gereken problemlerin bir daha konuşulması lazım. Bir 6 ay daha sonra tekrar toplantı yaptığınız zaman demek ki 200 Evler'in tüm problemi biter. Mahalleler böyle olsa kolay. Ama diyelim ki bir Kurtuluş Mahallesi veya bir Kayabaşı Mahallesi yukarıda oturanların aşağıda oturanlardan haberi yok. Dediğim gibi bunların hepsi konuşulsun, tartışılsın. Bizim vazifemiz eksikleri bitirmek ve insanlara farklı şeyleri sunabilmek. Biz bugüne kadar çok farklı şeyleri sunduğumuza ben inanıyorum. Yürüyen merdivenler, asansörler, şehir parkı bunların hepsi insanlara farklı bir sunum. Diyorlar ki "Belediye bütçesi ile o olur mu?" Karabük'ü Safranbolu'ya bağladığımız çelik köprü olmamış mı ? hadi yapsınlar. Benim o günkü rakamlar ile 13 trilyon liraya mal ettiğim bu köprüyü 40 trilyon liraya mal edecek adam Türkiye'de göremiyorum.

Ben talepler ile gittiğim zaman Kardemir'in reddedeceğini sanmıyorum. Hiç birisi afaki talepler değiller. Bilim Teknoloji Merkezi yapılırken sen üniversiteden komisyon alıp ta, üniversiteden bir kurul işin içerisine dahil etmedikten sonra bunda başarılı olamazsın. Burhanettin hoca "Sen meydanı yaparken üniversiteye mi sordun?" diyor. Ben bu işleri yaparken senin o işler ile ilgili bir bölümün dahi yoktu. Ben 2009 senesinde bunları yaparken sen kendine bir bak bakalım ne yapıyordun? Senin üniversitede yeterli bir bölümün var mıydı ona bir bak. Örnek olarak veriyorum. Yoksa biz üniversite ile neden iş birliği yapmayalım. Senin iştigal konun değildi, sana da soracağımız bir konu değildi. Senin konularına geldiğimiz zaman hiç birisine duyarsız kalmadık. Mesela demir yolu rayı döşeyip lokomotifleri üniversitenin içerisine sokacaktık beceremedik. Programı sen başlattın bizde devamını getirmedik. Bu işin içinde üniversite olmazsa, devlet olmazsa, milletvekilleri olmazsa biz yaparız ama Karabük ne yapar? İstediği kadar hizmet alamamış olur. Herkes iş birliği içerisinde olduğu zaman hizmet kalitesi artar, hizmetin sunumu da artar. Biz bugüne kadar bunun çabasını gösterdik ve hiç bir kurumla bizim bir kavgamız olmadı.

Beni herkes "Yaptığımı yaparım, yapmadığımı yapmam" gibi tanımlar. Ben sormadan , istişare etmeden bugüne kadar hiç bir şey yapmadım. Ama bunun içerisinde de yetersizliklerimizi görüyorum. Belediye kurumları bu kararları verirken o kadar fazla yeterli değil. Artık bana göre bir projenin estetik komisyonundan geçmesi lazım, Bilim Teknoloji Merkezinin üniversite ile çok iyi istişare etmesi lazım. Ben kendimi eleştirmeyen birisi değilim ki. Ben o 100. Yıl Mahallesindeki Avm'yi yaparken, avm işinden anlayan bir kimseye mutlaka o projeyi inceletmem lazımdı. Mesela orada ben bir hata yaptım. Ama biz o işi yapan arkadaşın bu işin çok iyisini yaptığını düşündük o tarihte. Bu işi biliyor sandık. Bir avm işletmecisi ile konuşsaydık orada çok farklı değişiklikler olur, çok daha işlevli hale getirirdik. Bunlar eksiklik. İnsan kendisini mutlaka eleştirecek. Öz eleştiri yapmadan kendini geliştiremezsin ki. Hatalarımız oldu ama biz mümkün olduğu kadar her şeyin doğru olanını yapmaya çalıştık. Ben bugüne kadar yapmış olduğum her işi istişare etmeden yapma gibi bir tavrım olmadı. Ben önümüzdeki 5 yılda Karabük'teki hizmet kalitesini çok daha arttıracağımıza inanıyorum" dedi.

Post

Atkaracalar Belediye Başkanı Oflaz´dan Başkan Vergili´ye Ziyaret

20.09.2019 63 Görüntülenme

Atkaracalar Belediye Başkanı Harun Oflaz, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili’yi makamında ziyaret etti.

Post

Asfalt Çalışmaları Devam Ediyor

20.09.2019 67 Görüntülenme

Karabük´te bozuk yol bırakmamak için çalışmalarını yoğunlaştıran Karabük Belediyesi, başlattığı sıcak asfalt çalışmalarına 5000 Evler ve Kılavuzlar Mahallelerinde devam ediyor.

Post

Gaziler Günü Kutlandı

20.09.2019 73 Görüntülenme

19 Eylül Gaziler Günü, düzenlenen etkinlikler ile kutlandı.