Başkan Vergili Ergün Başkaya´nın Sorularını Yanıtladı
Eklenme Tarihi: 09.10.2018 230 Görüntülenme

Başkan Vergili Ergün Başkaya´nın Sorularını Yanıtladı

Karabük´te yerel internet sitesi olan Karabük Net Haber´in canlı yayın konuğu olan Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Ergün Başkaya´nın sorularını yanıtladı.


Ergün Başkaya: Başkanım yaklaşık iki hafta önce dediniz ki; "Kardemir 2006 yılında toplu sözleşmeden sonra 2 yıl içinde demire %136 zam geldi dediniz ve bu zam minvalde de işçiye zam yapılması gerekir" dediniz. "İşçiye önümüzdeki başlayacak olan toplu sözleşmede %136 zam verilmesi gerekir, bu zam verilirse Kardemir zarar etmeyecektir" dediniz ve "toplumsal bir barış sağlanır" dediniz. Kardemir, 1 ay sonra başlayacak olan toplu sözleşmede işçisine bu zammı verebilecek mi, verebilir mi, verdiği zaman işletme zarara uğrar mı? Neden siz çıtayı bu kadar yüksek tuttunuz?

- Önce Sendika Başkanına söylemiş olduğunuz söylemlerden girelim konuya. Sendika Başkanı bizim bu açıklamalarımızdan sonra hemen şöyle bir açıklamalarda bulundu; dedi ki "Biz bu ekonomik krizde işçi çıkışlarını değil, işletmelerin ayakta durabilmesini sağlamamız gerekir" gibi bir açıklamada bulundu. Böyle hakim hissedarlar bugüne kadar işçisiyle alakası olmayan, işletmesiyle alakası olmayan hakim hissedarlar hemen yoğun bir şekilde siyasete başladılar. İşte bizim bu söylemlerimizden sonra, hava kirliliği çıkışımızdan sonra yok biz 1000 işçi çıkartırız, 500 işçi çıkartırız gibi işçilerin içerisine psikolojik travma yaratmaya başladılar ki bunun alt yapısı da siyasettir. Buda hoş olmayan bir şey. Burada hemen Yunus Değirmenci bey sözü kaptı ve böyle bir açıklama yaptı. Bir Sendika Başkanı şöyle söyler; “Sen nasıl işçi çıkartıyorsun?” kardeşim der veya işletmelerin ekonomik yapısını çok iyi bilir, buna göre söylemler geliştirir. Diyelim ağaç işleri ise ağaç işleri, yatak işleri ise yatak işleri, buna göre konuşur. Öncelikle ben şöyle konuşayım; Bizim Demir Çelik işletmelerindeki tüm alımlar, satımlar, hemen hemen her giren satılan malzeme dolara endeksli satılır ve alınan malzemede dolara endeksli alınır. Şimdi diyelim ki Demir Çelik işletmeleri ne zaman zarar edebilir? Almış olduğu şu an ki 150 dolarlık cevher 200 dolarlıksa, 150 dolarlık kömür dünya borsalarında 400-500 dolarlara çıkarsa zarar edebilir. Şöyle izlediğimiz zaman 4 yıldan bu tarafa cevher kömür bunların hepsi sabit fiyat ve burada bir Türk lirasına bağlı olan sadece işçiliktir. Dolarda ne kadar artarsa işçilikten de o kadar kara geçer. Bizim Demir Çelik işletmelerinin genel pozisyon ayarlaması buna bağlıdır. Şu anda Türkiye’nin üretmiş olduğu çeliği bu fiyatlarda satamaması gibi bir söz konusu değil, zarar etmeleri diye bir şey söz konusu değil. Bu fiyatlarla burası zaten tam bir entegre tesis. Kömürün fiyatı belli, cevherin fiyatı belli bunun dışında enerjisini kendi üretir. Çok yüksek enerji kullanımları yoktur. Ark ocakları gibi burada Türk lirasına bağlı bir tek işçiliktir. Dolar kuru ne kadar artarsa aslında bu işletmeler Türk lirası bazında karlı çıkar. 2016 senesinde Demir Çelik sözleşme imzaladığı zaman demiri 465 Dolara satıyor. Kendisinin yayınlamış olduğu sitesindeki sirkülerden aldım. Bunları bugün ise Türk lirası olarak satıyor. O günkü Türk lirası 1580 lira bugün ise 3690 lira. 465 dolardan sattıkları malzemeyi bugün 602 dolardan satıyorlar. Sen 465 dolardan para kazanıyordun, 450 milyon lira kar açıkladın. 450 milyon lira karı açıkladığın zaman kur 4000 liraydı bu da 115 milyon dolar yapar. Bugünkü parayla 7-8 milyonları bulur. Burada herkesin gözünü dikmiş olduğu yer işçinin parası. Bu tür işletmeleri işçilik ücreti ile kurtaramazsın. Siz kazandığınız zaman işçiye de bu paraları vermezseniz birilerin hakkını yemiş olursunuz. Sendika başkanı bu hesapları ilk önce iyi yapacak ondan sonra bu müessese işçi çıkartır mı çıkartmaz mı veya rutin çalışmaya devam etmesi mi gerekir? Şu anda Demir Çeliğin bir gram malı satma problemi yok ki üretmiş olduğu her mal sırada bekliyor. Peki ürettiği malın satış problemi varda ben iki üç ay sonra niye malzeme alıyorum? Ben kendim alıp kullanıyorum, satıcı değilim.

2016 Kasım ayında işçilik payı bu işletmede %10 ise bugün %10 verdiği zaman aynı şekilde işçiye maliyetlerdeki işçilik payı o tarihte %10 aldılarsa veya %15 aldılarsa aynı oranı bugünkü satış fiyatları üzerinde aldıkları zaman benim dediğim rakamlara gelir. Bugünkü Demir Çeliğin cirosu 1,5 milyar dolar civarında. 1,5 milyardaki işçilik payı 2016 senesindeki %10’dan verdikleri zaman hiç bir şey fark etmiyor. O zaman ne oluyor? O zaman Karabük zengin oluyor. Zenginlik kimsenin işine gelmez, sendikanın da işine gelmez. Zenginlik patronunda işine gelmez, zenginlik kimin işine gelir? Zenginlik Karabük esnafının işine gelir. İşçi iyi bir zam aldığı zaman bu parayı Karabük’te harcayacak. İşçinin kalkıp İstanbullardan kat, mal-mülk alacak hali yok. Buzdolabı alsa da Karabük’ten alır, kıyafet alsa da Karabük’ten alır. Sen popülist bir politika yapmaya çalışıyorsun işçilerin içerisinde. Benim söylediklerim net anlaşılır bir rakam. Söylediklerim ve doğru bir rakam. Hemen sendika burada sözü kapıyor. Şimdiden işçiye alıştırma yaptırıyor. Çünkü istenilecek zam miktarları belli değil. Şuan ben tahmin ediyorum biz bunları konuşmasaydık sendika TEFE TÜFE ile hemen bir fark isteyecekti. Gidişat buydu. Kardemir para kazanan bir tesis. Ne zaman para kazanmaz ben size söyledim. Cevher ve kömür fiyatları dünyada çok anormal bir şekilde artış olursa bu fiyatların iki misli üzerine çıktığı anda Demir Çelik zarar eder. Diğer faktör ise programsız yatırımlara, yüksek maliyetli yatırımlara Demir Çeliği sokarsan etmiş olduğun kardan borcunu kapatamazsan Demir Çelik zarar etmeye başlar. Diğer bir konu ise sen kalkıp daha ucuz mal kullanıyorum deyip kalitesiz mal kullanmaya başlarsan kullanacağın ham maddeyi iki misline fiyatlara getirirsen o zaman Demir Çelik zarar etmeye başlar. Bugünkü konjonktürde Demir Çeliğin zarar etmesi diye hiç bir şey söz konusu değil. Önceden yaptılar, biz devreye girdik. 500 arkadaşın atılmasını engelledik. Karabük’te şimdi kalkacaklardır bu amaçlarla yok zarar ediyoruz diye. İşçi çıkartmaya kalkarlarsa çok farklı olaylarla karşılaşırlar. O zaman bu yönetim gider, yerine yeni bir yönetim gelir. Böyle bir şeyin zarar etmediğini, işçisine ne para verdiğini herkes görür.

Ergün Başkaya: Başkanım Kardemir’de bir dedikodu furyası başladı. Alttan alta Rafet Vergili sizinle ilgili, Kardemir işçisi ile ilgili böyle bir zam talebinde bulunuyor ama böyle gaza gelmeyin. Eğer Kardemir böyle bir zam vermeye kalkarsa 1000 tane işçi çıkartmak zorunda kalır, o zaman işsiz kalırsınız, ücretsiz izinler başlar diye dedikodular var.
- Bir işçi çıkarsınlar da bu Kardemir’i çalıştırsınlar ben göreyim. Bunlar ne konuştuklarını bilmiyorlar. Bundan 1 ay evvel Sendika başkanı burada açıklama yaptı, fazla mesai sebebiyle iş kazaları arttı diye. Bunu söyleyen Sendika başkanı, ben konuşmadım ki. 1000 tane daha işçi lazım olan bir müessese de, 1000 tane daha nasıl işçi çıkartabileceksin, nasıl çalıştıracaksın o zaman?

Ergün Başkaya: Kardemir’de işçi çıkarma süreci olursa, Karabük’ün şehri emiri olarak nasıl bir tavır çizersiniz?
- Ben işçi ile her türlü tavrı koyarım. Bir tane işçi bile çıkartamazlar bu nedenlerle. Şu konularda biz karışmayız; işçinin kusuru olur, işiyle ilgili art niyetli kişidir ona zaten biz karışmayız. Çelik-İş Karabük markası dediysek, işçiyi ezerse, işçilerin çıkışlarına izin verirse, işçi ile ilgili gerekli her türlü yapıcı işleri yapmazsa o zaman biz o markayı bir daha değerlendiririz.

Ergün Başkaya: Başkanım sizle ilgili şöyle iddialar var; Mart ayında yapılacak seçimler öncesinde Sayın Rafet Vergili aday, oy devşirme amacıyla Kardemir sözleşmesine müdahil olmaya çalışıyor?
- Kardemir işçisine müdahil olmuş olsaydım 4 yıl önceki toplu sözleşmede Cengiz Gül’ün yapmış olduğu toplu sözleşmede bir gün sonra grev kararı alınacaktı. Ben o akşam bütün yöneticileri toplayıp hem Çelik-İş başkanına, hem Kardemir yönetim kurulunu toplayıp, uzlaşmayı sağlayıp, yapılan uzlaşmanın anlaşmasını Mehmet Ali Şahin beye yollamazdım. Bir gün sonra burada grev pankartı asılacaktı, artık grev kararı alındı, son noktaya gelindi. Grev kararı alınacaktı ben tekrardan Cengiz Gül beyi aradım. Yönetim kurulunu aradım, hepsini bir araya getirdim. Saatlerce görüşmeler sonucunda Sendikanın istemiş olduğu doğrultuda yönetimi ikna ettikten sonrada Mehmet Ali beye, onun huzurunda imza atmaları için Ak Parti merkezine yolladım. Demir Çelik işçisi kimi severse, kimi isterse onu destekler.

Hava kalitesini bile düzeltseler hava kirliliğini %75 oranda düzeltmiş olurlar. Bunları dile getirdiğin zaman suçlu oluyorsun. Hemen ardına işçiyi galeyana getirmeye yürüyüşe zorlamaya kalkışıyorlar ki ben bunu bizzat duyduğum için rahatça söyleyebiliyorum. Yönetim Kurulu üyeleri bu sözleri çok yakınlarına ifade ediyorlar. Senin Skal Tesislerin rezalet, cüruf döküm sahaların rezalet, bacaların rezalet en önemlisi, herkesin de atladığı bir durum var senin su arıtma tesislerin de rezalet. Sürekli olarak Soğanlı Çayı’na bu kömürleri boşaltım işlevi yapıyorlar.

Ergün Başkaya: Peki Başkanım, halkın da anlayacağı dilden şunu net olarak sormak istiyorum; “Marzinc’e karşı bir savaş başlattınız ve dediniz ki kardeşim siz havayı ve çevreyi kirletiyorsunuz. Kapatma işlemine kadar üzerine gittiniz. Çevre Bakanlığı seyirci kaldı, İl Çevre Müdürlüğü de bu duruma seyirci kaldı ve siz birçok suç duyurularında bulundunuz. Siz iddia ederek Marzinc’te hava ve çevre kirliliği yüzde sıfır seviyesine kadar inmiş ve sıra Kardemir’de diyorsunuz. Kardemir aynı şekilde oluşturduğu bu zararlı durumu yüzde sıfıra indirebilir mi?
- Evet her türlü indirebilir. Halk buna inansın. Öncelikli olarak da bunu Karabük Mahallesi hissedecek. İlk olarak Skal Kırma Tesislerinin her tarafı kapalı hale getirilecek. Çok kısa bir süre içerisinde oradaki cürufların tamamı kaldırılacak. Yılın sonuna kadar taahhüt ettikleri baca filtrelerinin tamamını da bitiş aşamasına getirmiş olacaklar. Marzinc’ten nasıl taahhüt aldıysak Kardemir’den de bu sözü aldık biz. Cüruf dökümü gerçekleştirdikleri her noktaya rehabilite işlemleri yapacaklar. Çevre Bakanlığı’ndan da izin alacaklar dolum sahasında işlem yapmak bunu gerektiriyor ve kendi kafalarına göre cürufu istedikleri yere dökemeyecekler. Bu izin çerçevesi içerisinde yapılması gereken her şeyi yapacaklar. Su arıtmalarını da en iyi şekilde hazır hale getirip adam edecekler. Buradan Filyos’ a kadar sürekli olarak gönderim yapıyorlar buna gerek kalmayacak. Toprakla üstünü örtüp ağaçlandırma yapacaklar ve bunun sulamasını da gerçekleştirecekler. Bunların hepsini gerçekleştirecekler. Birileri hala Marzinc’i diline dolamış ve halen de konuşmaya devam ediyor. Bak kardeşim benim sorumluluğumda olan bir yer değildi bu fabrika. Direk Çevre Bakanlığı’nın sorumluluğu kapsamına giren bir yer. Benim bu fabrikayla olan mücadelemde yeri geldi tehdit edildik, yeri geldi Bakan Bey sitem etti, bazen müsteşarlar sitemde bulundu “Sen bunları yapamazsın” diyerek. Ben bütün bunlara rağmen 500 Bin Ton cürufu Karabük sınırlarından dışarıya yolladım ve bu işlem gerçekleşmeseydi her sene 10 Bin Ton civarındaki bu toz Karabük’e yayılacaktı, ilerde de çok daha kötü sonuçlara sebebiyet verecekti. Kurmuş olduğumuz komisyon sayesinde her ay bir denetim geçiriyorlar. Bu sayede 1 gram dahi cürufu stok yaptırmıyoruz. Baca olayını tamamen çözdüler, cüruf olayını da keza aynı şekilde hallettiler. Su ile ilgili iyileştirmelerini yaptılar, yıl sonuna kadar da 60 Milyon TL civarında olan arıtma tesislerini bitirme aşamasındalar.

Ergün Başkaya: Marzinc bütün bu işlemlere ne kadar para harcadı?
- En az bedeli söylüyorum size bu da 180 Milyon TL civarında bir rakamdır. Beraber gidip çekim de yapabiliriz. Bu fabrikanın hemen karşısında bulunan eski dolum tesisinin 200 metre kadar ilerisinde şu an 50-60 kadar arı kovanı var. Önceden orada tek bir arı dahi yokken bugün orada bal üretimi gerçekleşiyor.

Ergün Başkaya: O dönemde Çevre Bakanlığı yapan Sayın Özhaseki’nin memleketinde de (Kayseri) Marzinc Fabrikası var. Burada uygulanan çevre yatırımları orada da uygulandı mı acaba?
- Bir tanesini dahi uygulayamamıştır. Benim görevim olmamasına rağmen Ben bu durumu kendime görev edindim. Ben Karabük’ün Belediye Başkanı değil miyim? O toz bulutları benim şehrime yayılmayacak mıydı? Şu anda da Demir Çelik Fabrikası aynı durumda ve artık işi çığırından çıkarttılar. Daha evvel zamanlarda Skal Kırma Tesislerinde o kırılan cüruflar depolanmazdı. Önceden öyle bir depo kullanımı yokken şu anda şehrin tam ortasında muazzam bir alan depolanma olarak kullanılmaya başlandı. Oradan çevreye salınan tozların yüzünden Karabük Mahallesindeki yaşam seviyesi sıfıra iniyor. Bu bir yıl evvel böyle değildi. Bakın bacaların durumuna da dikkat etmek gerekir ki 2 yıl öncesine kadar bacalar da bu şekilde kullanılmıyordu. Bu durumun izahı, kalitesiz cevher ve kömür kullanımıdır. Kim satıyorsa aslında bu kalitesiz kömürleri bu durumun diğer sorumluları da onlardır. Sen kaliteli bir cevher ve kömür kullanımı sağlasan zaten bu problemin %70’ini çözersin. Biz bunları bilmiyor değiliz. İkaz ediyoruz. Yıl sonuna kadar filtreler bitecek ve tertemiz bir hava olacak. Cüruf sahalarını temizleyecek ve su arıtma tesislerini düzeltecekler skal kırma sahaları da düzene girecek en sonunda da işçinin emeği ödenince bizimle sosyal barış sağlayacaklar.

Ergün Başkaya: Peki şunu yapabilir misiniz; Marzinc’te görevlendirilen Belediye Meclisi Üyeleri idi. Kardemir’de de böyle bir denetim söz konusu olabilir mi?
- Bu durum Çevre Bakanlığı’nın işidir. Biz Marzinc’te para peşinde değildik. Baktık ki tehditler girmeye başladı işin içine, biz de dedik ki “Siz ne yapıyorsunuz kardeşim? Gelin bakalım önce şu kriterleri bir düzene sokun. Bizimle sosyal bir barış mı kurmak istiyorsunuz, öyleyse bu yanlışlarınızı bir düzeltin siz” Bizim bu eylemlerimiz ve yatırımlarından sonra bu 3 yıllık programıyla ilgili 33 Milyon TL verdiler. Her sene toplum yararına olacak şekilde Karabük’e bir fon ayıracaklar.
Kardemir bunu yapamaz çünkü mevcut yönetimdeki arkadaşlarımız yüzde 4, yüzde 5 sahip oldukları hisseleri ile her şeyin kendi ellerinde olduğunu düşünerek hareket ediyorlar. Her şeyin sahibiymiş gibi davranıyorlar ve şöyle bir söylemde bulunuyorlar; “Her şeyi biz mi vereceğiz?”. Halbuki siz Karabük’ten her şeyi alıyorsunuz, en başta Karabüklünün ciğerini alıyorsunuz. Sağlık ile ilgili ciddi manada zararı veriyorsunuz ama bu söyleme devam ediyorsunuz ve şu güne kadar da Karabük’e bir tane bir şey verdiklerini görmedim ama 10 yıllık bu süre zarfında siyasilerin verdiği herhangi bir talimata baş üstüne efendim diyerek yaptıklarını biliyorum. Biz şimdi İmam Hatip Lisesi yapıyoruz diyebilirler. Size bu talimatı kim verdi? Karabük’e İmam Hatip Lisesi lazım mıydı?

Siz, siyaset bu talimatı verdiği için yapıyorsunuz. Siz Karabük Belediyesi Başkanı olarak bana sordunuz mu hiç; “Bizim bir yardım fonumuz var ve bu yardım fonundan size 5-10 Milyon TL civarında Karabüklülerin ihtiyaçları doğrultusunda bir yatırım yapabilir miyiz?” hayır sormadınız. Siz o yardım fonlarını nerede kullandınız? Karabükspor’a verdiniz, diğer bir taraftan da verdiğinizi aldınız. Yönetim olarak verdiniz hissedarın birisi de verdiğini tekrar aldı. Bir kere gelip sordunuz mu? Hayır.

Ergün Başkaya: Peki Başkanım Yenişehir Bölgesine de el atmayı düşünüyor musunuz?
- Tamamen kendilerinin. Her tarafı harabe gibi yapmışlar, hiçbir şekilde ellerini de sürmüyorlar. Sizler de Karabük’te yaşayan birisi olarak son 10 yılda Demir Çelik Fabrikası buraya ne vermiş bana bir gösterin isterim. Biz üniversite yaptık diyorlar. Bırakın yapmayın kardeşim ya. Bir üniversite binası değil, ben örnek vereyim size. Çanakkale’de bir Demir Çelik Fabrikası çok büyük tesisler kurmaya başladı ve 12 seneden bugüne kadar parkları falan saymıyorum bile 19 tane Çanakkale’de okul yapmış bu firma. Hem yatırımda, hem işletmesi çalışıyor, hem de Çanakkale’ye sahip çıkıyor. Ortaokul veya Lise yani neye ihtiyaç varsa. Ben çok iyi hatırlıyorum, sizin her sene bir bina yapma sözünüz olduğunu. Neden yapmadınız? Bunların çok güzel taktikleri var ama dediğim gibi inşallah hepsinin sonuna geliniyor. Ben 2009 Senesinde “Karabük’te angarya ne kadar eski siyasetçi var ise hepsini temizleyeceğim” demiştim. Bunu başardım ve eski siyasetçilerden ortalıkta hiç kimse kalmadı. Şimdi ise Karabük’ü tamamen temizleyeceğim, tertemiz bir Karabük inşa edeceğiz. Onların tozu ile baş edemiyoruz biz. Caddelerdeki tozun %100’ü onlara ait. Dolmuş duraklarına kadar gidip Belediyemizin camlarına bir göz atın acaba ne durumda ki biz her ay temizliğini sağlıyoruz veya balkonlarımıza da bakabilirsiniz. Tozdan bakamazsınız. Karabüklülere bir sözüm var çok kısa süre içerisinde tertemiz bir Karabük’e sahip olacağız.

Ergün Başkaya: Başkanım, siyasi hayatınız dolayısı ile herhangi bir endişe duyuyor musunuz? Önümüzdeki zamanda siyasi hayatınız devam edebilir bu çıtayı yükseltebilirsiniz ama karşınızda uğraştığınız bir sermaye mevcut. Mesela başka adaylara mali destek vererek sizi sıkıntıya sokabilirler. Hiç tedirginlik duymuyor musunuz?
- Onlar zaten vermişlerdir de. Ben bugüne kadar hiçbir siyasi çalışmamla ilgili gidip maddi destek de istememişimdir. Biz insana yatırım yapıyoruz, onlar paraya yatırım yapıyorlar. Aramızdaki fark budur. Herkes bizim ne söylemek istediğimizi de gayet iyi anlıyor. Ne düşündüğümü ya da şu anda ne konuştuğumu herkes anlıyor. Onların içinden 3-5 tane troller çıkar şimdi yazmaya başlarlar. Sanki 3-5 tane trol ile siyaseti yönetebilecekmiş gibi yazmaya devam ederler. Ama yineliyorum ki Demir Çelik’teki mevcut tüm yöneticileri ilerde çok sıkıntılı günler bekliyor.

Ergün Başkaya: Çelik-İş Sendikası toplu sözleşme döneminde üzerine düşen görevi yapmaz ise?
- Onlar da sıkıntıya girerler. İşçinin işine son verilirken bir daha seyretmeyecekler. Uzlaşmacı olacaklar. Biz onları marka olarak kabul ediyoruz ama onlar bu markaya sahip çıkamıyorlar. Metin Türker’in 3 tane vasiyetinden bahsediyorlar birisi de Karabükspor diye başlarlar konuşmalarına.

Post

Başkan Vergili Muhtarlar Günü Yemeğine Katıldı

19.10.2018 268 Görüntülenme

19 Ekim 2015 tarih ve 29507 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Başbakanlık genelgesi ile 19 Ekim günü Muhtarlar Günü olarak ilan edildi. Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, 19 Ekim Muhtarlar Günü kutlama etkinlikleri çerçevesinde Vali Sayın Kemal Çeber tarafından Merkez Mahalle ve Köy Muhtarları onuruna verilen yemeğe katıldı.

Post

Başkan Vergili Cumayanı Sanayi Sitesi Esnaf Ziyaretlerini Tamamladı

19.10.2018 334 Görüntülenme

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Cumayanı Sanayi Sitesi esnaf ziyaretini tamamladı.

Post

Karabük Belediyesi E-Devlet´te

19.10.2018 317 Görüntülenme

Karabük Belediyesi akıllı belediyecilik hizmetlerine bir yenisini daha ekledi. Karabük Belediyesi´ne artık E-Devlet portalı (https://www.turkiye.gov.tr) üzerinden güvenli bir şekilde ulaşarak, birçok Belediyecilik hizmetini hızlı ve güvenli bir biçimde gerçekleştirebilirsiniz.